Size Özel Kurslar     Fiyatlar     Çocuklar İçin Hızlı Okuma      Medyada Biz     Reklam Tarifemiz  
ye Ol
  ANA SAYFA     KURS KAYIT FORMU     SORUN CEVAPLAYALIM     SIKÇA SORULAN SORULAR     HIZLI OKUMA TESTLERİ     İLETİŞİM  
Hızlı Okumanın Tarihçesi


 

Ýnsanlar bin yýldan fazla bir zamandan bu yana okuyorlar. Ýlahî kitaplarda okuma bir emir olarak yer alýrken, pek çok dilde okuma ile ilgili deyimler, atasözleri, tekerlemeler bulunmaktadýr. Türkçemizdeki “oku adam ol” sözü yüce Allah’ýn “oku... oku... oku...” emriyle ayrý bir anlam kazanýr.
Ýnsanlarýmýz okumaya öyle meraklýdýr ki, yakýn zamana kadar kahvehanelere “kýraathane” adý verilirdi. Baþlangýçta edebî sohbetlerin yapýldýðý, þiirlerin okunduðu, söz ustalarýnýn yarýþtýðý bu mekânlar daha sonra hüviyetini kaybetti.
Anlayarak hýzla okuma konusundaki ilk çalýþmalar, 1900’lü yýllarýn baþýna kadar iniyor. Ýkinci Dünya Harbi yýllarýnda Tashistoscope’nin icadý ile, hýzlý görme ve hýzlý okuma çalýþmalarý yeni bir boyut kazandý. Ýlk dev bilgisayarlarýn, hýzlý okuma çalýþmalarýnda kullanýlmasý yeni bir ufuk yarattý.
Türkiye’mizde hýzlý okuma konusunda 1970’li yýllarda küçük çalýþmalar göze çarpýyor. Hýzlý okuma konusunda, Deniz Kuvvetleri Komutanlýðý bünyesinde 1976 yýlýnda bir seminer verildiði göze çarpýyor. Ancak daha sonra, uzunca seneler hýzlý okuma konusunda hemen hiç bir þey yapýlmamýþ!
N.Kemal Zeybek ve Hýzlý Okuma
1980’li yýllarýn sonlarýnda Kültür Bakaný olan Namýk Kemal Zeybek, bakanlýk bünyesinde baþlattýðý “tasarruf kültürünü geliþtirme” kampanyasý çerçevesinde, zamandan tasarruf saðlayacaðýna inandýðý için, anlayarak hýzlý okumanýn Türkiye’ye getirilmesi hususunda öncülük yaptý.l 66 l Anlayarak Çok Hýzlý Okuma Teknikleri
Bir rivayete göre, N. Kemal Zeybek, bakan olmadan evvel, kendisi de hýzlý okuma kurslarý almýþ ve hýzlý okumanýn faydalarýný bizzat hissetmiþti.
Rahmetli Reha Oðuz Türkkan’ýn kurduðu ve kýsa adý Türk 2000 Vakfý olan, Türk Toplumunu 2000’lere Hazýrlama ve Dünden Yarýna Araþtýrma Vakfý’ndan, 1988 yýlýnda “hýzlý okuma kurslarý” düzenlemesini talep etti. Ben, o sýralarda Türk 2000 Vakfý’nda basýn sözcüsü olarak görev almýþtým.
Reha Oðuz Türkkan, yurt dýþýndayken hýzlý okuma kurslarýna gitmiþti. Elinde de, hýzlý okumaya iliþkin bazý dökümanlar vardý. Bu dökümanlarýn hemen tamamý, 2. Dünya Savaþý sýrasýnda kullanýlan dökümanlar ve aygýtlardý. Öte taraftan hýzlý okuma kurslarýný verecek hoca yoktu! Hýzlý okuma kursuna katýlacaklara hýzlý görmeyi, geniþ alaný görmeyi öðretebileceðimiz bilgisayar programý yoktu.
Yurt dýþýnda yaþayan dostlarýmýzdan destek alarak, yurt dýþýndan bir haftalýðýna bir hoca getirdik. Bu hoca, þimdi rahmetli olan ve ikinci hýzlý okuma kitabýný benden 3 sene sonra yayýnlayan Mustafa Ruþen ile bana hýzlý okuma eðitmenliði konusunda kurslar verdi.
Böylelikle ben ve Mustafa Ruþen, hýzlý okuma eðitmenliði alan ilk iki kiþi olduk.
Daha sonra Kültür Bakanlýðý, Türk 2000 Vakfý’ndan Bakanlýðýn Ýstanbul’daki üst düzey personellerinden olan kütüphanelerin, müzelerin ve galerilerin müdür ve müdür yardýmcýlarýna “hýzlý okuma kurslarý” vermemizi istedi. Bu kurslarý ilk kez, Ýstanbul Beyazýt Devlet Kütüphanesi’nin giriþinde, solda yer alan odada, Kültür Bakanlýðý’nýn Ýstanbul’daki üst düzey personeline verdik. Söz konusu kurslara 16 kiþi katýlmýþtý.
Kültür Bakanlýðý’ndan, Ýstanbul Ýl Kültür Müdürlüðü’ne gönderilen emirde “Beyazýt Devlet Kütüphanesi’nde düzenlenecek okuma kurslarýna katýlýnmasý” þeklinde bir ifade yer aldýðýndan, kurslara katýlanlar baþlangýçta son derece öfkeliydiler. Ancak Bakanlýk emri olduðu için, “mecburen” katlanýr durumdaydýlar. Çünkü kütüphanelerin, müzelerin o dönemdeki müdürleri hakikaten son derece kültürlü bürokratlardý. Çoðunun araþtýrmaya ve ciddi incelemeye dayanan, pek çok eseri vardý. Bu kiþiler, Ankara’dan gönderilen “okuma kurslarýna gidilmesi” emrini aldýklarýnda “Sanki biz okumayan adam mýyýz? Gitsin Bakan Bey okusun” havasýndaydýlar.
Onlara, söz konusu kursun okuma kursu deðil, hýzlý okuma kursu olduðunu anlatýncaya kadar epey zaman kaybettik ama, yine de içlerinden okuma hýzýný dört kata kadar artýranlar çýktý.
Bu kurslar, basýnda gereði kadar yer almamýþtý. Hürriyet, Dünya ve diðer bir iki gazete, Türkiye’deki ilk hýzlý okuma kurslarýna tek sütundan sadece birkaç santimlik haberle yer vermiþti.
Bakan Namýk Kemal Zeybek, anlayarak hýzlý okumanýn yurt sathýnda yayýlmasýný istediðinden, “her gazeteden ve her dergiden bir kiþiye” hýzlý okuma kursu verilmesini istedi. Eðer bu kurslara geniþ bir katýlým olur ve gazeteciler hýzlý okumayý öðrenirlerse halk sathýna yayarlardý.
Yine Türk 2000 Vakfý çatýsý altýnda ve yine Beyazýt Devlet Kütüphanesi’nde düzenlediðimiz kurslara 32 gazeteci geleceðini beyan etti. 24 gazeteci kurslara katýldý. 18 gazeteci, hýzlý okuma kursunu sonuna kadar takip etti ve 16 gazeteci ortalama üç kat hýz artýþý saðlayarak kurstan ayrýldý. Gazetecilere düzenlenen kursu Mustafa Ruþen’le verecektik, ancak bir saðlýk sorunu sebebiyle Mustafa Ruþen bu kursa katýlamadý. Reha Oðuz Türkkan da eþi ve çocuklarýyla Fransa’ya gittiðinden bu kursa hoca olarak katýlamamýþtý.
Bu kurslarý haber yapan gazeteciler, benim kursuma katýldýklarý için, hemen hemen tüm haberlerde “Muhsin Kadýoðlu yönetimindeki hýzlý okuma kurslarý” þeklinde bir ifade kullandýlar. R. Oðuz Türkkan, gazetelerde yer alan bu ifadelere çok içerledi. Haberlerin bu þekilde çýkmasýnda hiç bir etkimin olmadýðýný defalarca ifade etmeme raðmen, Türkkan anlamak istemedi.
Reha Oðuz Türkkan’ýn Yeþilçam’da Fatma Girik Han’da bulunan Tuðra Film ofisinden de, film pazarlama iþleri yapýyorduk. Pek çok baðlantýmýz, pek çok yerde alacaðýmýz vardý. Ancak yüksek lisans yapan bir öðrenci olarak, ben hiç bir iþte yasal ortak durumunda deðildim. Söze dayalý ve yüzde esasýna göre çalýþýyordum, ama ne çalýþma!
Sonuçta 1989 yýlýnda, Türk 2000 Vakfý’ndan ayrýldým ve bir daha da uðramadým. Ta ki, Prof. Dr. Nevzat Yalçýntaþ ve Em. Org. Kemal Yavuz ile beni “11 Eylül Saldýrýlarý ve Terör” konulu konferansa 2001 yýlýnda davet edinceye kadar. Bir de cenazesinde bulundum, doðal olarak.
Hýzlý Okumaya Birlik Vakfý Katkýsý
Türk 2000 Vakfý’ndan ayrýlýnca, bir süre özel hýzlý okuma seminerleri verdim. Daha sonra bu seminerlere katýlan öðrencilerimden biri, bir arkadaþýyla gelerek kurslarý Birlik Vakfý’nda verebileceðimizi söyledi. Gittik, görüþtük.
Birlik Vakfý muhafazakâr olmakla birlikte, asrýn geliþmelerine açýk olduðundan teklifimizi memnuniyetle karþýladý. 1990 yýlýnýn Nisan ayýnda, hýzlý okuma kurslarýný Birlik Vakfý’nda düzenlemeye baþladýk.
Kurslara yoðun bir talep vardý. Günde ortalama üç gruba, hýzlý okuma seminerleri veriyorduk. Bu kurs yoðunluðunda diðer iki kiþi veya birisi, bize saðlanan imkanlarý kendi lehlerine kullanmaya baþladýklarý için, kurstan kendilerine el çektirildi. Pek çok insan maðdur kalabileceði için, benden kurs vermeye devam etmem istendi ve kurslara devam ettim.
Bu arada Birlik Vakfý’ndan Avukat Mehmet Alacacý’ya hýzlý okuma kurslarýnda kullanmak üzere bilgisayar olmasý gerektiðini söylediðimde, kendi cebinden parasýný vererek kurs için, bir adet bilgisayar satýn aldý. Bir bilgisayara ekranlarý baðladýk ve uzunca bir süre kurslara bu þekilde devam ettik.
Daha sonra kazandýðýmýz paralarla sayýn Alacacý’nýn parasýný ödedik, ama bir kiþinin cebinden para ödeyerek böyle bir çalýþmaya destek vermesi unutulmamasý gereken bir hadisedir.
Öte taraftan Birlik Vakfý Mütevelli Heyeti üyeleri, böyle bir çalýþmaya hem mekân, hem de özgür bir çalýþma ortamý saðladýklarý için kanaatimce hýzlý okumanýn yaygýnlaþmasýna çok büyük bir hizmet yapmýþlardýr.
Mehmet Alacacý’nýn Destekleri
1990 yýlýnda Birlik Vakfý Genel Merkezi’nde, Mütevelli Heyeti Üyelerinin ve özellikle Mütevelli Heyet Sekreteri Avukat Mehmet Alacacý’nýn hassasiyeti ve ilgisi sayesinde, anlayarak hýzlý okuma seminerlerinin halk sathýna yayýlmasýnda büyük yol kat edilmiþ oldu. Konuya gösterilen yakýn ilgi sonrasýnda Anlayarak Hýzlý Okuma, Araþtýrma, Geliþtirme ve Uygulama Merkezi (HOGUM) kuruldu.
Yukarýda da belirttiðimiz gibi, Mehmet Alacacý kendi cebinden parasýný vererek kurslarýmýz için baþlangýçta bir adet bilgisayar ve dokuz ekran almýþtý. 1995 yýlýnda sistemimizi yenilediðimizde de sayýn avukat Mehmet Alacacý paralarý yine kendi cebinden ödedi. 1995 yýlýnda toplam 10 bilgisayara sahip olan gayet modern bir laboratuvara sahip olmuþtuk. Kazandýðýmýz paralarla Alacacý’nýn harcamalarýnýn bedelini kendisine ödedik.
Beni “Türkiye’deki ilk”ler arasýna sokan sayýn Alacacý’nýn, “Anlayarak Çok Hýzlý Okuma Teknikleri ve Ýyi Anlama Yöntemleri” adlý kitabýmý 1990 yýlýnýn sonlarýnda basýma vereceðim zaman da, Avukat Mehmet Alacacý’nýn hem maddi hem de manevi pek çok desteðini gördüm. Eðer Mehmet Alacacý olmasaydý, Türkiye, anlayarak hýzlý okuma konusundaki ilk kitapla çok daha sonralarý tanýþacaktý.
Hýzlý okuma kurslarýnda para kazanma deðil, hizmet esasý benimsendi. Öðretmenlerin hýzlý okuma kurslarýna katýlmalarý ve öðrencilere öðretmenleri için, öðretmenlerden cüzi katýlým ücretleri alýnmaya baþlandý. Öðrencilerden de, son derece düþük katýlým ücretleri alýndý. Ýmkanlarý sýnýrlý olan yüzlerce öðrenciye, bedelsiz hýzlý okuma kursu verdik. Öte taraftan, hýzlý okumanýn yaygýnlaþmasý maksadýyla, her yýl gazeteciler için ücretsiz hýzlý okuma kurslarý düzenledik.
Ýlk Hýzlý Okuma Bilgisayar Programý
Bu arada ÝTÜ’den bazý arkadaþlarla hýzlý okuma bilgisayar programý hazýrlama konusunda çok çaba sarf ettik. Ama kalýcý bir baþarý saðlayamadýk. Bu esnada, Dr. R. Haluk Kul arkadaþlarýna bir program hazýrlattý. Kýsa bir süre bu programlarý kullandýk, ancak verimli olamadýðýmýzý görünce baþka bir program peþine düþtük.
1995 yýlýnda, ÝTÜ öðretim elemanlarýndan M. Zeki Coþkun ile Türkçenin Dil Yapýsýna Uygun Anlayarak Hýzlý Okuma Bilgisayar Programý’ný geliþtirdik. Yazýlým kýsmý Zeki Coþkun tarafýndan gerçekleþtirilmiþti. Tüm düzenlemelerini ve düzeltmelerini ise bizzat ben yapmýþtým.
Bu programlar sayesinde, Türkiye’nin dört bir yanýndaki okullarda bilgisayar destekli hýzlý okuma dersleri verilmeye baþlandý.
HOGUM’un Çalýþmalarýna Katýlanlar
Birlik Vakfý, Anlayarak Hýzlý Okuma, Araþtýrma, Geliþtirme ve Uygulama Merkezi’nde (HOGUM) verilen hýzlý okuma seminerleri öylesine baþarýlý oldu ki, seminerlerimize Türkiye’nin dört bir yanýndan katýlým gerçekleþti. Hatta yaz tatillerindeki seminerler için yer ayýrtanlar, ailece seminerlere gelenler, özellikle týp mezunlarýndan uzmanlýk sýnavlarýndaki metinleri bitiremedikleri için Türkiye’nin dört bir yanýndan bizzat gelerek seminerlerimize katýlanlar oldu.
Bunun ötesinde, çeþitli özel ve kamu kurumlarýndan, anlayarak hýzlý okuma seminerleri almak için, Anlayarak Hýzlý Okuma Araþtýrma ve Geliþtirme Merkezi’ne (HOGUM) müracaatlar yapýldý. Bu isteklerin tamamý karþýlandýðý gibi, zaman zaman da Türkiye’nin çeþitli illerinde hýzlý okuma seminerleri verildi.
1992 yýlýnda, Birlik Vakfý’nýn Adana Þubesi’nde de hýzlý okuma seminerleri verdik. Yine ayný yýl paramýzý alamasak da, Konya’da bir özel okulun öðrencilerinin tümüne hýzlý okuma seaminerleri verdik.
Bu arada Baþbakan Sayýn Recep Tayyip Erdoðan’ýn eþi Emine Erdoðan, 1992 yýlýnda Birlik Vakfý’nda verdiðimiz kurslara katýlmýþtý. Anavatan Partisi milletvekillerinden Dr. Kemal Naci Ekþi, milletvekili olduðu sýrada hiç gocunmadan kursumuza katýldý. Baþbakan sayýn Recep Tayyip Erdoðan’ýn eþi Emine Erdoðan da Birlik Vakfý’ndaki kurslarýmýza iþtirak etmiþti. Kurslarýmýza katýlan yüzlerce ilginç sima içinde, bir de Prof. Dr. Oktay Sinanoðlu ve eþi de var. Bilindiði üzere Oktay Sinanoðlu Nobel’e aday gösterilen bir kimyacýmýz ve uzunca süre “dünyanýn en genç profesörü” unvanýný elinde bulunduran bir kiþiydi.
 
*Bu bölüm, Muhsin Kadýoðlu’nun Postiga Yayýnlarý tarafýndan yayýnlanan Anlayarak Çok Hýzlý Okuma Teknikleri adlý eserinden alýnmýþtýr.






Kiþisel Geliþim Seminerleri
Elmek: bilgi@hizlioku.org ® Copyright 1998-2013 HIZLIOKUYUN
*Bu site, Dr. Muhsin Kadýoðlu'nun danýþmanlýðýnda hazýrlanmýþ olup, Türkiye'nin ilk anlayarak hýzlý okuma sitesidir.